burki

Genel

Kader

Burak Sümer
Pills from Matrix

Kaderci biri değilim, sanırım olmayı da asla beceremeyeceğim, yaşadığım hayatın benden önce belirlenmiş olması ihtimali bana korkunç geliyor. Neden öyle olsun, öyleyse bile bunun önemi nedir? Tercihlerimi kendim yaptığımı sanıyorum ve hayatımı kendim yönettiğimi… Bir kaderin olduğuna ve bunun yaşarken belirlendiğine inanan insanları anlıyorum fakat hiçbir şeyi kendimiz seçmediğimizi söyleyen insanları anlamak çok zor geliyor. Biz, insanoğlu, bu zamana kadar olan bütün savaşları çıkardık, bütün şehitleri öldürdük, bütün mezarları kazdık, obeziteye sebep olduk, açlığa da… Biz ki diri diri gömdük, yalancıları omuzlarda yaşattık, yaşatıyoruz. Baştan bir ekonomi kurduk, olan düzenleri yıktık, bunu okuduğumuz interneti yarattık, buzdolaplarını, yemekleri, tuvaleti ve cep telefonlarını bulduk. Sıkıldık, oyunları yarattık. 

Hayır, hayır, ben hümanist biri değilim. Bence biz aşağılık varlıklarız, acınası durumdayız; en azından ben öyleyim. Utanç içindeyim. Çünkü kaderci değilim, çünkü kaderimiz önceden belirlenseydi bunların bir anlamı olacağına inanmıyorum. Kadercilik kötü insanların işi; katillerin, kolay yoldan parayı bulanların, insanları kullananların işi. 

Bence insanlar yaptıklarını sahiplenmeli, iyi de olsa kötü de olsa sahiplenmeli. Kendi işini kabul etmeli. “Evet o kadını ben katlettim çünkü ben kendine güveni olmayan bir pisliğim” diyebilmeli. Ve en önemlisi, bunu ona yaptıran bir kader olduğunu iddia etmemeli. Tabii biz bunu söyleyen insanlara da saygı duymalıyız çünkü yaşadığımız demokrasi bunu gerektiriyor. İnsan haklarına saygı duymayan birinin insan haklarına saygı duymak zorundayız çünkü insanların hakları var.

Gerçi, şöyle bir düşününce kendi karar mekanizmamız var mı ona da emin değilim zira paralel evrenler gerçekse eğer, hiçbirimizin bir karar mekanizması yoktur demektir. Fakat bunu kadercilikle karıştırmamak gerek çünkü kadercilik her şeyin önceden belirlendiğini iddia ederken; paralel evren görüşü yaşanabilecek her şeyin yaşanacağını iddia eder. Seçimlerimiz  bize aittir fakat yaşanabilecek her şey zaten yaşanacaksa bir şeyleri biz seçiyoruz mu demektir. Bu cinayeti işlemeyi ben mi seçtim, bu hayatta olduğum yerde olmayı ben mi seçtim yoksa ben sadece milyonlarca Burak’tan biri miyim? Bu yazıyı yazmayı ben mi seçtim yoksa öbür seçimi yapan Burak şu an gerçekten bir YouTube videosu mu izliyor? Edebiyat bölümü okumayı ben mi seçtim? Tekrar, eğer her şey zaten yaşanıyorsa benim bir seçim şansım var mıdır? Umarım vardır, umarım bu yazıyı burada bitirmeyi ben seçiyorumdur.

burki

Designed & developed with 💗

a spinning head of burki